20 Nisan 2018 Cuma

KARANLIĞA UYANMAK - Abdullah İnaler (YOKKUŞAĞI) 28


Bir İstanbul sabahı
Sırılsıklam yeşiller
Alaca karanlığın
Boğazını sıkarken sabah
Başladı gün telaşı koşuşturmalar
Uykulu gözler
Dinlenmeye vakit bulamamış bedenler
Ekmek kavgası telaşında insanlar
Unuttular yarına gülümsemeyi
Her yağmur tanesi
Bir bir yıkadı dallardaki yaprakları
Ayağını kaldırıp yaptı çişini minik fino
Rahatladı ipin ucundaki el
Kıpır kıpır oynuyordu
Finonun kuyruğu
Onlarında buydu
Sabah mutluluğu
Yağmur yağıyordu
Çisil çisil, bir nisan sabahı
Yıkadı tüm kentin sokaklarını
Ağaçlar,dallar yapraklar
Bir bir attı üzerinden kirliliği
Bir türlü
İnsanoğlunun üzerinden
Atamadığı
abdullah inaler
21 04 2018 İstanbul

14 Nisan 2018 Cumartesi

BIRAKTIĞIN YERDE BULMA BENİ - Abdullah İnaler (TAŞIN ALTINDAKİ EL)




Sen
Dağların sevdalısı
Özgür dağcı, koca adam.
Sığamadın şu zerrenle
Yer yüzünün minnacık bir köşesine
Koklayamadın
Sevda çiçeklerinin kokusunu
Nefes almaya çalıştığın
O kentin sokaklarında,

Bulamadın
Huzur dolu sevdalarını
Kentin varoşlarında,
Bulamadın
Bulamadın özgür dağcı
Koca adam.

Yürüdün dağların zirvelerine
Özgürlük dolu yüreğinle
Tuttun o karlı doruklarda
Mutluluğun sıcak elini.
Bilmek isterim aradığın neydi
Özgür dağcı koca adam
Fısılda bir ara o sesi.
Şu deli yüreğime

Bilirsin
Nice sevdalar vardır
Dağların doruklarında
Hele bir sardın mı onu,
Güçlü kollarınla,
İnan..
Ne o bırakır, ne de o seni,
Yeter ki sev, biraz sev onu,

Sevdan
Sevdalarım oldu
Tutkun, tutkularım.
Neydi,
Neydi aradığın
Özgür dağcı koca adam,
Hele bir gel,.. gel de
Çıtlat şunu, şu çarpan yüreğime

Şunu iyi bil ki
Özgür dağcı, koca yürekli adam
Eğer..
Şu dağların kokusuyla
Nefes alan şu bedenim,
Bırakmazsa bir gün yolda beni,
Bil ki dağlarındayım,
Dağlarında
Bir zerrenin izinde,

Ve derim ki sana...
Özgür dağcı korkusuz adam
Bıraktığın yerde bulma beni
Ben her bir yerindeyim dağların
Kar taçlı zirvelerinde
Ve de bir gün
Bulursan
Ayni yerde bir zerremi,
Şunu bil ki,
Onu ben değil,
Dolduruyordur bedenim
O yeri.


Değerli dağcı kardeşim
Fikret Şimşek'e

Abdullah inaler
Bandırma 2012

13 Nisan 2018 Cuma

SONBAHAR, SAKIN, YA RAB, ÇOCUKLAR - Abdullah İnaler (TAŞIN ALTINDAKİ EV)


SONBAHAR

Zaman geldi dayandı 
Sonbahara
Baktım bir an 
Sararan ağaçlara
Bir esinti yetiyordu
Dallardaki yapraklara 
Hazırdı sanki hepsi
Bir bir vedaya..

ainaler

SAKIN

Bazen erteleriz çok şeyleri
Umudumuz hep 

Yeni doğacak güneştir
Ama hiç düşünemeyiz
Ansızın 

Bizi alıp götürecek
Bir akşam karanlığını
Sen sen ola
Sakın sakın
Erteleme sevdanı

YA RAB
Sokağa bakıyorum tipler arap
Tv.ye bakıyorum tipler zarap
Vatandaşa bakıyorum hali harap
Ne diyeyim bunlara, 
Bildiğin gibi yap, ya rap



ÇOCUKLAR

Öyle çabuk büyüyorlar ki
Zamanın kıymetini bilin
Kucaktan kaçıp, yuvadan uçmaları
Göz açıp kapayana kadar

Sevginizin her anını
Canı yürekten paylaşın

5 Nisan 2018 Perşembe

İSTANBUL İSTANBUL - Abdullah İnaler (TAŞIN ALTINDAKİ EL)



İstanbul İstanbul dedik

Ne İstanbul kalmış sokaklarda
Ne de ona gönül verenler
Ne de bir avuç sevdalı

İstanbul İstanbul dedik ya

İstanbul senin olsun şarkılar,
Şiir köşelerinde sıkışıp kalasın
demek geliyor içimden ama

Olmaz diyor bu gönül ,

Olmaz diyor içeriden
Senin yok edilişini gördükçe
Kan ağlıyor,sevdalıların
Damla damla akıyor gözlerinde
Yitişi seni.

Ben bıraktım geldim seni ama

Ne şiirler ne şarkılar düşüyor yakandan
Ne de sevdan
Toprağım ve ben sana uzak
Biz senden kaçak
Mutlu musun derse biri, sorarsa
Livatya'da oturup dinlerken dalgaları
Kokunu avuç avuç vurur dalgalar yüzüme
Birde uçuşan martılardan
Bekler dururum haberini

Abdullah İnaler

Bandırma