10 Nisan 2017 Pazartesi

ŞİİR DEMETİ - Abdullah İnaler

İçindekiler
1-Sevgili
2-Özgürlüğümü sende yitirdim
3-Bıraktığın yerde bulma beni
4-İşte böyle
5-Dağlar taşlar
6-Sevda yüklü Bulutlar
7-Özlem
8-Oyun
9-Seni sevme zamanı





                    SEVGİLİ
Sen
Arayıp, arayıp bulamadığım,
Düşlemekle, düşünmekle sevdiğim
Parmaklıklardan öte
Zincirlerden,
İşkencelerden uzak,
Rüzgarsın, güneşsin, yağmursun
Ayaklarımda çamur
Sokaklarda koşuşan çocukların sesi
Ve
Yıllarca özlemini duyduğum
Yüzüme vuran kar taneciklerisin
İşte sen
İçerdeki ranzama,
Küçücük penceremden bakan
Böyle bir sevgilisin.








ÖZGÜRLÜĞÜMÜ
SENDE YİTİRDİM

Seni sen getirdin önce bana
Yaprakların sarardığı
Sevilerin kızıllandığı
Dalgaların poyrazlandığı bir mevsim
Yaprak yaprak
Yağmur yağmur
Ve korkunç bir fırtınayla.

Seni sevmelerin getirdi önce bana
Yeşil dalların yalnızlandığı
Kuru ağaçların beyazlandığı
Yüreklerin titrediği bir mevsim
Zincirlendim sana,
Ellerim de kelepçe ayaklarımda pranga.
Sürgülendi gözlerim
Her bir yanımdı sevda.

Seni
Bakışların getirdi önce bana
Gökyüzünün ağladığı
Toprakların yeşillendiği
Duyguların renklendiği bir mevsim
Göremez oldum önümü
Koşamaz oldum yolumda
Duyamaz oldum yaşamı
Ne var ne yok
Unuttum, unuttum hepsini
İhanet ettim her şeye
Hep sendim, hep seni yaşadım
Her gülüşte her öpüşte

Seni
Tutkularım getirdi önce bana
Sevmelerin tutkum,
Yokluğun oldu, yarınlarım
Sevi tomurcuklarının
Bombardımanıydı
Üzerimde ki her buse,
Özğürlüğüm, benliğim
Her bir yanım pare pare..
Ah be bir tanem, ne zormuş
Ne zormuş, senle aşkı yaşamak
Ne kadarda zormuş..

Seni
Senle yaşadım hep ben
Ve öyle bencilleştim ki bu mevsim
Hissetmez oldum açlığımı,
İçime gömdüm kavgalarımı
Bir bir susturdum, direnişlerimi
İhanet ettim emeğime, ekmeğime,
Sırtımı döndüm yarınlarıma

Hep sendim ben, hep seni yaşadım,
Sanki prangalandım sana bu mevsim
Yıllandım bakışlarınla o sevi mahzeninde
Yitirdim kendimi
Özğürlüğümü benliğimi yitirdim
Ah be nar tanem,Ah be  nur tanem
Ne zormuş senle aşkı yaşamak.
Ne kadarda zormuş...

İşte böyle..
Özğürlüğün yitirilişi,
Bitişi onun sevinin tatlı kucağında
Ve bencilliğin başlayışı
Salt kendini düşünmek,
Salt seni ve aşkı düşünmek
Ah be. bir tanem ne kötü,
Ne kadarda kötü
Düşünülecek, yolunda koşulacak
O kadar uğraş varken..
Sevilerin prangasında bir kürek mahkumu gibi
Hep seni düşünerek yaşamak
Ne kadar zor,
Ne kadar da zormuş be arkadaşım.

25.12.1973:Band.


BIRAKTIĞIN
YERDE BULMA BENİ


Sen
Dağların sevdalısı
Özğür dağcı, koca adam.
Sığamadın şu zerrenle
Yer yüzünün minnacık bir köşesine,
Koklayamadın
Sevda çiçeklerinin kokusunu
Nefes almaya çalıştığın
O kentin sokaklarında,

Bulamadın
Huzur dolu sevdalarını
Kentin varoşlarında,
Bulamadın
Bulamadın özğür dağcı
Koca adam.

Yürüdün dağların zirvelerine
Özğürlük dolu yüreğinle
Tuttun o karlı doruklarda
Mutluluğun sıcak elini.
Bilmek isterim aradığın neydi
Özğür dağcı koca adam
Fısılda bir ara o sesi.
Şu deli yüreğime

Bilirsin
Nice sevdalar vardır
Dağların doruklarında
Hele bir sardın mı onu,
Güçlü kollarınla,
İnan..
Ne o bırakır, ne de o seni,
Yeter ki sev, biraz sev onu,

Sevdan
Sevdalarım oldu
Tutkun, tutkularım.
Neydi,
Neydi aradığın
Özğür dağcı koca adam,
Hele bir gel,.. gel de
Çıtlat şunu, şu çarpan yüreğime

Şunu iyi bil ki
Özğür dağcı, koca yürekli adam
Eğer..
Şu dağların kokusuyla
Nefes alan şu bedenim,
Bırakmazsa bir gün yolda beni,
Bil ki dağlarındayım,
Dağlarında
Bir zerrenin izinde,

Ve derim ki sana...
Özğür dağcı korkusuz adam
Bıraktığın yerde bulma beni
Ben her bir yerindeyim dağların
Kar taçlı zirvelerinde
ve de birgün
Bulursan
Ayni yerde bir zerremi,
Şunu bil ki,
Onu ben değil,
Dolduruyordur bedenim
O yeri.


Değerli dağcı kardeşim
Fikret Şimşek'e

Abdullah inaler
Bandırma 2012
.









  



İŞTE BÖYLE.


Hani bir bakış arar ya
Bulutlar arasında günışığı,
Hani gökyüzünde dolaşır ya
Bulut bulut su damlacıkları,
Hani ezmek istersin ya!
Ayaklar altında İstanbul'u

İşte böyle benim sevmelerim.
Uzaklarda olsam,
Bakamasamda gözlerine
İşte böyle benim sevmelerim...

İşte bunun içindir be gülüm
İşte bunun için...
Her anışımda titremesi içimin
İşte bunun için
Elimin, ayağımın dolanışı..

Hani uzanır elin, tutamazsın ya
Maviliklere sevişen kızkulesini,
Hani bir vapur düdüğü ayırır ya,
Kıpır kıpır oynaşan dalgaları,
Hani peşini bırakmaz gelir ya
Havada, umuda uçuşan martılar

İşte böyle benim sevmelerim
İşte bunu içindir be gülüm.
Sıkışıp kalmam bir avuç zamana
İşte bunun için..
İşte böyle benim sevmelerim
Uzansada elin, uzanmasada
Olsada zaman, olmasada
İşte böyle benim sevmelerim..
İşte bunun için be nar tanem
Sevdamın sevdana dolanışı
İşte bunun için,
Sevdalarımın zamana direnişi.





DAĞLAR TAŞLAR

Aramızda
Dağlar taşlar değil
Sevdiğim
İnsanlar var insanlar
O iyi insanlar
O kötü insanlar
Tanıdığın, sevdiğin
Uğruna savaştığın
Hakkını aradığın
İnsanlar var insanlar

a.inaler






SEVDA YÜKLÜ BULUTLAR
Saçının her teline, çiçekler taksam
Önünde diz çöküp, sevdalar yaksam
Gözlerine bakıpta, şiirler yazsam
Böyle bir sevgiye, ne dersin gönül.

Ellerini tutupta, sevgiyle öpsem
Tüm benliğini, sevgimle sarsam
Sevgi busesini, seninle tatsam
Böyle bir sevgiye ne dersin gönül.

Gökyüzünden yıldızları, tek tek toplasam
Sevda yüklü bulutlarla, sana yollasam
İpek sarı saçlarına, taç diye taksan
Böyle bir sevgiye, ne dersin gönül.







ÖZLEM

Senin ismin
Gecenin karanlığında
Yalnızlığımla kulaklarımda çınlıyor
Hafiften horlama sesleri kaplamış koğuşu
Birde insan kokusu, sigara kokusu.
Bir tutuklu oturmuş masa başına
Elinde kalem karalıyor bir şeyler
Düşünüyor dakikalarca..
Rengi soluk düşüncelerin boyunduruğunda.
Bize gün ışığı saçan pencere simsiyah şimdi
Uçak sesleri yırtmıyor artık günün sessiliğini
Salt devriye gezen askerin postal sesleri
Tırmalıyor sessizliğe mahkum kulaklarımı.
Sağa dönüyorum, sola dönüyorum olmuyor
Bir türlü uyku tutmuyor düşüncelerimi
Seni düşünüyorum..
Okuyorum yazmış olduğun mektubu..
Bu belki kaçıncı bilmem
İsmin mühürleniyor dudaklarıma
Duvardaki bir resme bakıyorum..
Bakışları senin bakışların,
Gülüşü senin
Özlem gideriyorn gecenin 3.de
Meğerse ben..
Seni ne çok seviyormuşum..
Bir bilsen...
Anlatabilse gecenin sessizliği
Bu aşkı sana.

Abdullah İnaler
05.04.1975
E.A.T.E






   OYUN




Birileri bizimle oynuyor
Bir avuç buğday tanesi gibi
Fırlatıp atmış bizi toprağa,
Kimimiz kurumuş, çürümüş
Kimimiz yeşermiş, boy vermiş,
Meyve vermiş.

Birileri bizimle oynuyor,
Almış eline fırçayı,
Siyaha, sarıya, beyaza boyamış bizi
Fırlatıp atmış uçsuz, bucaksız ovalara,
Yemyeşil ormanlara, yaylalara,
Pırıl pırıl mavi deniz kıyılarına
Alev alev yanan çöllere, vahalara
Uçsuz bucaksız steplere.

Ve birileri bizimle oynuyor
Yıkıyor, döküyor, yakıyor
Ve teker teker bozuyor oyunu
Oyun bitiyor.....
Alıyor oyuncaklarını

Sorgusuz sualsiz 
Bir bir geri.


abdullah inaler
Ayvalık

8 Nisan 2017 Cumartesi

ÖZGÜRLÜĞÜMÜ SENDE YİTİRDİM - Abdullah İnaler (Yolcu)

ÖZGÜRLÜĞÜMÜ SENDE YİTİRDİM

Seni sen getirdin önce bana
Yaprakların sarardığı
Sevilerin kızıllandığı
Dalgaların poyrazlandığı bir mevsim
Yaprak yaprak
Yağmur yağmur
Ve korkunç bir fırtınayla.

Seni sevmelerin getirdi önce bana
Yeşil dalların yalnızlandığı
Kuru ağaçların beyazlandığı
Yüreklerin titrediği bir mevsim
Zincirlendim sana,
Ellerim de kelepçe ayaklarımda pranga.
Sürgülendi gözlerim
Her bir yanımdı sevda.

Seni bakışların getirdi önce bana
Gökyüzünün ağladığı
Toprakların yeşillendiği
Duyguların renklendiği bir mevsim
Göremez oldum önümü
Koşamaz oldum yolumda
Duyamaz oldum yaşamı
Ne var ne yok
Unuttum, unuttum hepsini
İhanet ettim her şeye
Hep sendim, hep seni yaşadım
Her gülüşte her öpüşte

Seni tutkularım getirdin önce bana
Sevmelerin tutkum,
Yokluğun oldu yarınlarım
Sevi tomurcuklarının
Bombardımanıydı
Üzerimde ki her buse,
Özğürlüğüm, benliğim
Her bir yanım pare pare..
Ah be bir tanem, ne zormuş
Ne zormuş, senle aşkı yaşamak
Ne kadarda zormuş..

Seni senle yaşadım hep ben
Ve öyle bencilleştim ki bu mevsim
Hissetmez oldum açlığımı,
İçime gömdüm kavgalarımı
Bir bir susturdum direnişlerimi
İhanet ettim emeğime, ekmeğime,
Sırtımı döndüm yarınlarıma

Hep sendim ben, hep seni yaşadım,
Sanki prangalandım sana bu mevsim
Yıllandım bakışlarınla o sevi mahzeninde
Yitirdim kendimi
Özğürlüğümü benliğimi yitirdim
Ah be nar tanem,Ah be  nur tanem
Ne zormuş senle aşkı yaşamak.
Ne kadarda zormuş...

İşte böyle..
Özğürlüğün yitirilişi,
Bitişi onun sevinin tatlı kucağında
Ve bencilliğin başlayışı
Salt kendini düşünmek,
Salt seni ve aşkı düşünmek
Ah be. bir tanem ne kötü,
Ne kadarda kötü
Düşünülecek, yolunda koşulacak
O kadar uğraş varken..
Sevilerin prangasında bir kürek mahkumu gibi
Hep seni düşünerek yaşamak
Ne kadar zor,
Ne kadar da zormuş be arkadaşım.

25.12.1973:Band.


2 Nisan 2017 Pazar

SANTİAGO - Abdullah İnaler (Tahta Pencere)





SANTİAGO


Bugün
Hıncahınç dolu Santiago stadı
                     Özgürlük yolunu arayan bakışlarla
Onları ezmek isteyen faşistlerle
Büyük bir kavga var bugün
Büyük bir devrim kavgası
On binler dolu içeride
Kapanmış kapıları
Süngülenmiş kilitlenmiş tüm özgürlük yolları
O yemyeşil Santiago stadının.

Bu kavga
Devrimcilerle faşistlerin
Özgürlüğün hasretini çekenlerin
Açlıklarını, sömürüldüklerini sezenlerin,
Ve onları silah silah süngüleyenlerin
Emekçilerle, büyük sermayenin kavgası

Ne kötü ne kadar da kötü
Tüm özgür dünyanın lanetlediği
Kukla bir faşist ordusu

Al al olmuş Santiago sokaklarında
Tutsaklamış, kurşunlamış sizi be kardeşim.
Ama ne de güzel uyanmışsınız
Açlığın etkeniyle
Ne de güzel inanmışsınız davanıza
Ve de Amerikan uşağı faşist burjuvalara karşı
Ne de güzel özgürlüğün kavgasındasınız

Al al olsa bile güzelim çimleri Santiago stadının
Kurşunlansa bile tüm devrimcileri özgür Şili'nin
Ne de güzel yitirmektesiniz kendinizi
Emperyalizmin faşist ordusunun hunharca işkencesiyle
Ne de güzel, ne de güzel be kardeşim
Böyle bir sevi karşısında yitirmek kendini,
Ne mutlu, ne mutlu,
Ve ne güzel


Oysa biz yoksunuz bu sevgiden
Belki yarın
Belki yarın da yakın diyeceksiniz ama
Şimdi yoksunuz ya
Yoksunuz ya tüm özgürlüklerden
Ne kötü, ne kötü be kardeşim
Böyle yaşamak bizim için

Sen Salvador Allende
Büyük lider, ölümsüz yoldaş
Şunu iyi bil ki
Tüm Şili emekçileri seninle
Tüm dünya emekçileri senin yolunda
Onlar açlıklarıyla yarattı seni, sende özgür Şili'yi
Ama yaşatmadı seni ve özgür ülkeni
O korkunç emperyalizm
Yıktı içeriden sizi
Satılmış birkaç faşist köpeği
Attı o özgür ülkeni emperyalizmin kucağına
Ama senin devrimlerini, duyuyor ve yaşıyor
Şimdi tüm şili emekçileri
İspanya, Vietnam, Portekiz ve benim ülkem
Seninle ayni türküyü söylüyor
Özgürlük, kardeşlik ve barış
Şarkımız bu, silahımız bu, sevgimiz bu
Ve kavgamız

Bu şarkıyla doğduk biz
Bu şarkıyla yoğrulduk
Ve yaşatacağız bu şarkıyı
Ama çok az
Çok az kaldı be yoldaş
Özgürlük yollarının açılmasına
Özgür bir dünyanın
Özgür bir Şili’nin kurulmasına
Senin gibi ne yoldaş, ne devrimci
Yitirildi bu kavgada
Ama senin sesin öyle gür
Öyle kuvvetli ki,
Bir çağlayan gibi
Öyle bir akıyor ki yüreklere
Öyle bir coşturuyor ki yürekleri
Özgürlük türkülerin,
Türküleri tüm devrimlerin
Öyle bir coşturuyor ki

Sen Salvoder Allende
Büyük lider, ölümsüz devrimci
Rahat uyu,
Şimdi o özgür dünyanda
Ve unutma
Yine yeşerecek kanlarımızla sulanmış
Santiago stadı.
Kırılacak tüm faşistlerin sömürücülerin
Silahları, zincirleri kolları kanadı
Özgürlük, kardeşlik, türküleri söylenecek
Bundan böyle Santiago stadında
Santiago sokaklarında
Özgürlük, mutluluk, gözyaşlarıyla yeşerecek
Postallar altında ezilmiş,
Santiago stadının tüm yeşilleri
Ve yepyeni bir yaşam gelecek
Silahların devrim önünde kırılmasıyla

Yaşamayacak
Bu kentte kan ve silah
Yaşamayacak bu kent’te,
Tüm satılmış burjuvalar
Onlarda gidecek, tüm kötülükleriyle defolup
Ve tüm Şili'den yükselecek, bu ses

Ey Salvador Allende
Büyük lider, Ölümsüz yoldaş
Seni yitirdik bu kavgada ama
Devrimlerinle ebediyen yaşayacaksın
Tüm devrimci özgür Şili’de
Tüm emekçilerin ezilenlerin, özgür dünyasında
Yaşayacak, yaşayacaksın sen Allende
Tüm devrimlerinle


                                                     15 -01-1974

                                                        Bandırma