23 Aralık 2017 Cumartesi

ÖZLEMİN KOL GEZİYOR HÜCREMDE - Abdullah İnaler (Yolcu)


                            

Günler haftalar
İçimizden
Bir şeyler kemirerek
Geçip gidiyor

Dışarıda, o kupkuru dallar
Tek tek yeşermeye başladı
Hayallerim gibi
Bir bir tomurcuk

Pencereden
Gün ışığına özlem bakışlar
Sıra sıra
Parmaklıklar ardındaki
Özgürlüğe bakıyor



İçeride
Voltalıyoruz zamanı
Beş adımlık odada
Fantomların boğucu sesi
Uğulduyor kulaklarda
Biri iniyor, biri kalkıyor
Gözlerimiz pencerede
Ördek Erkan’la, Şişko Çetin’le
Dede Erdoğan’la
Ve diğer üç nefesle

Günler haftalar geçti
Ayni havayı kokluyoruz
Belki bir ay oldu
Bedenlerde sıcak su görmeyeli
Artık çamaşırların en az kirlisini
Arıyoruz valizlerde
Görüşmecilerin getirdiği
Peynir,  zeytinde bitti
Bir bir tükeniyor
Sanki tükenen tutsaklığımız



Dile kolay değil
Daha on gün var
Gecesiyle gündüzüyle
Yüce yargı önüne çıkmaya

Ana katili koca kafa ile
Bizim oturaklı asb.Memed
Hemen hemen her gün kavgada
Ya yatak muhabbetinde,
Ya da yemekte masa da

Şunu getir, şunu götür
En çömez ya  
Ana katili koca kafa Çetin
Sanki postası bizim memed’in



Ne yapsın Bahriyeli Memed abim
En kıdemlisi bizim koğuşun
Çoluk, çocuğun içinde
Kaldım der mırıldanır
Bu zibidiler içinde mi
 Olacaktı  benim yerim

Erkin Koray Yavuz’umuz var
Birde bizim
Kibar mı kibar iki gözüm
Nikahlandı sanki  yatağına
Elinde hep bir kaç kitap
Kavga eder gibi çevirir yaprakları
Ya da ağzında  Erkin Koray şarkıları
                                    Gün boyu
                                    Genellikle hiç kalkmaz
Up uzun uzanır yatağına
Dalgın bakışları
Bakar durur tavana
Ara sıra iyice bastımı efkar
Sessizce yakar bir cigara


Ya sen
Ya Sen ne yapıyorsun
Diyecek olursanız bana
Kitap okumadan, ya da uykudan
Ya da kurtulmuşsa  
Elimden kalem
Bulursam vakit  o zaman
Ana katili Koca kafa Çetin’le
Bil ki kafa yapıyoruz


11.06.1975

Bandırma

20 Aralık 2017 Çarşamba

ÖZGÜRLÜK LİMANI - Abdullah İnaler (Yolcu)



Özgürlük limanı bu
Kardeşlik limanı bu
Yoktur mevsimler boyu
Özgürlüğe hasret yaşamak
Yoktur ağlar arasında balık balık
Özgürlükten yoksun yaşamak
Yoktur be bir tanem

Özgürlük limanı bu
Yeşerdi, artık yosunları
Kıpırdadı dalgaları
Uyandı artık martıları
Poyrazdan esen rüzğarla
Dolmaya başladı bu liman
Özlem dolu özgürlüğe

Ve doldu
Öyle bir doldu ki sevdiceğim
Sığmaz oldu artık bu limana
Bu emekçi sandalları
Sığmaz oldu bu limana
Özgürlük hayalleri

Ve beklemeye başladı
Kürek kürek
Dalga dalga
Bir mayıs güneşinde
Kızıllığında doğanın
Özgür bir denize yelken açmayı
Özlemle beklemeye başladı.

11 .12 .1973
Bandırma



DİZİ DİZİ - Abdullah İnaler (Yolcu)




 Ben de o çamur sıvalı
                             Kerpiç duvarlı evde doğdum
                             Bir ufak odaydı dünyamız
                             Bir sürüde aç nefes

                             Sonra yoğrulduk biz
                             Aç aç özgürlük çamuruyla
                             Bulduk kendimizi bu kavganın içinde
                             Ve yeşerdik sevdiceğim
                             Ezik ezik
                             Sarı sarı
                             Kuru kuru

                              Yeşerdik
                              Bahçesinde bir gece dikenin
                              Bir kızıl gülün bile okşanmadığı
                              O çorak kara topraklı evde
                              Her şeyden yoksun



                            Yoksunduk tokluktan
                            Sevilmekten yoksun
                            Yoksunduk yaşamaktan
Ve rahat rahat
Karnı tok özgür ölmekten
   
Ve yükseldi bir gün aydınlığında
O kara sıvalı
Çorak topraklı evde ki ışık umutla
Ve o gün o aç nefesler
Tuttular açlığı ezik ezik
Haykırdılar açız biz
Biz açız
Biz işsizliğe, özgürlüğe açız
Vatan millet deyince
Hep önde giden meçhul savaşçıyız
Sizse cephe gerisinde
Büyük lider
Büyük komutan
Heey


Paranın babası
Büyük sermaye
Efendilerin efendisi,
Emperyalizm
Ve onların satılmış yerli işbirlikçileri

Açlığımızla besledik yıllardır sizi
Hala gözünüz hep parada
Gözünüz hep kan kokan silahlarda
Görmezsiniz ezilen
Açlıktan kırılan halkımızı
Görmezsiniz
Bebekliğin de ölen çocuklarımızı

Eyy
Gözü dönmez aç köpekler sizi
Elbet bir gün
Bir kızıllıkta şafak sökecek
Ve dizeceğiz sizi
Duvara dizi dizi.

                                         Bandırma

30.11.1973

18 Aralık 2017 Pazartesi

YOKSA - Abdullah İnaler (Taş evler)


Dün akşam
Oturuyorduk bir grup dost
Herkes konuşuyordu
Ordan burdan

Susmuyordu çeneler
Muhabbet mi
Havadan sudan

Dinleyen var mıydı
Yok muydu  bilmem
Diller pabuç gibiydi her an
Ne saray kaldı
Ne de sultan

Biraz sanat dedim
Değişsin istedim konu
Sanat mı kaldı dedi,
Geldi,bizim gibi sonu.
Öldürdüler bunlar ,
Öldürdüler ruhu...

Ya futbol dedim..
Ağzını burnunu buruşturdu.
Ayni Adanalı'nın surat
O zaman müzik dedim
''Her tarafta baskı zulüm ve kan,
Millet gülüp oynuyor
Ağızlarda sakız gibi Tarkan


Biri ayağa kalktı
Eski bir dost,
Bir an sendeledi
Baktım
Ne kemik kalmış, ne de post
Uzandı
Önümdeki şiir kitabım''yolcu'ya'' eli
Bir şeyler söyleyecekti,
Çıkmadı sesi
Çevirdi yaprakları  titrek titrek elleri
Aradı buldu, sanki çok lazım
Kırk yıl önceki sevdayı

Bakın dedim
Bu ilk şiir kitabım
Tozlu rafların arasından bulup ta
Gün ışığına çıkardığım
Elli yıllık kargacık burgacık yazılar
Ama içinde
Ne anılar var, ne anılar

''Eşin okudu mu'' dedi
Bunları öbür dost
Kaldırıp başını kitaptan
Sonra kalktı sandalyeden
Uzattı bana anlamlı
Biraz önce karıştırdığı kitabı

''Bilmem'' dedim
Eşim ve çocuklarım
Bazen okurlar mı yazdıkları mı
Ama
Mecburen dinlerler
Çalıp söylediklerimi

Ya ! dedi

İyi ki dedim,
İyi ki hepsini
Okumamışlar yazdıklarımın
İyi ki hepsini
Dinlememişler
Kafalarını şişirerek
Ara sıra
Çalıp söylediklerimin
Yoksa
Yoksa asla bu ben
 Olmazdı ben.

16 Aralık 2017 Cumartesi

AĞRIMA GİDİYOR - Abdullah İnaler (taş evler)






       Yürüyorum 


          Ayaklarım ağrıyor

       Oturuyorum 

      Belim ağrıyor

        Yatıyorum 

         Sırtım ağrıyor

           Anladım da..

              Bu çok ağrıma gidiyor