Bandırma 17 Eylül Üniversiteli öğrenci kıza.
Sen
onlardan sadece biriydin
Belediye otobüsünün koltuğunda
Mağrur mağrur oturan
Yalnız bırakmıyordu seni
Kasım kasım kasılırken
Yanındaki siyah saçlı
Donuk bakışlı kız arkadaşın
Otobüsün arka koltuklarında da oturan
Ön koltuğunda da oturan sendin
Yanımda ve karşımda da sen
Senin tek ayrıcalığın diğer arkadaşların gibi
Eline telefon alıp, baş ucunda dikilen
O yaşlı yorgun bakışlarla göz göze gelmemek için
Ekranın içine saklanmaya kalkmamandı
Sabırla bekledim
Yanımdaki Bandırma 17 Eylül Üniversiteli
Gençlerden birinin
Kalkıp ta yaşlı kadınlara yer vermesini
Ama nerde?
Bu otobüsün yolcuları
Ya hastaneye giderdi, ya Üniversiteye
Gençler ve yaşlılar
Hastalar ve yaşlılar ayakta
Burslarımızla desteklediğimiz
Geleceğimizin umutları öğrenciler koltukta
Yaşım 75
Neredeyse ben kalkıp yer vereceğim
Belki benden küçük
Ama benden yorgun bedene
Karşımda iki erkek öğrenci
Yanımda bir öğrenci kız
Umurlarında değil dünya
Gözler telefonda
Kalksa da bakışlar yukarı
Görmüyorlar ki
Otobüsün dur - kalkları boyunca
Sarmaşa dolaş oluyordu
O mağrur bakışlı kızla
O yorgun bedeni
Ayakta tutmaya çalışan yaşlı kadın
Otobüs çarşı meydanında durup
Kapılar açılınca,
Kalabalıktan adeta krem çantalı kızın
Üzerine abanmış olan yaşlı kadın
Yavaşça dikilip oflayarak
Kapıya yönelirken
Mağrur bakışlı Üniversiteli kızın
O yukarıdan bakan
Hor görücü bakışları
Kendini rahatsız eden
O yaşlı kadını bırakmıyordu
Bu ne pişkinlik !
Ne terbiye ne saygı
Hiç biri yoktu o makyaj yüklü
Kirli sakal yüklü genç suratlarda
Engelli miydiler?
Hamile miydiler?
Hasta mıydılar, bilemedim?
Bu otobüsün yolcuları her gün ya hastaneye gider
ya da Üniversiteye, tedaviye ve eğitime
Suskunluğuma utandım
Sessizliğime utandım
Ne yazık ki gençlerde bu duygu yoktu
Yeni Türkiye'min yeni gençleri.
Sonra düşündüm
Bu gençlik El bebe gül bebe Yetiştirdiğimiz Bizim neslin çocukları Ya da torunları Eğdim başımı
17 Eylül Üniversitesi rektörlüğünden ricam. Biz öğretemedik, geç te olsa Bu gençlere önce insanlık öğretin Sevgiyi, saygıyı öğretin Sonrası onlara kalmış.