19 Aralık 2021 Pazar

YOKSA - Abdullah İnaler (TAŞİN ALTINDAKİ EL)




                                                     Şiirle başladık, şiirle devam edelim

Öncelikle tüm dost ve arkadaşlarıma
Şiir gibi yorum ve beğenileri için çok çok teşekkürler.
Şiir gibi konuşun, şiir gibi sevin, şiir gibi yaşayın.
Dün gece
Gaipten gelen ses uyutmadı beni
Kalk dedi uyuma, zaten vaktin az
Yağmur damlacıkları tık tık camda
Gezindim durdum her bir yanda
Durmadı içimde, kıpır kıpırtı o anda
Döküldü sayfalara damla damla
Bakalım neler yazdım yarına



YOKSA

Dün akşam
Oturuyorduk bir grup dost
Herkes konuşuyordu
Ordan burdan
Susmuyordu çeneler
Muhabbet mi
Havadan sudan
Dinleyen var mıydı
Yok muydu bilmem
Diller pabuç gibiydi her an
Ne saray kaldı
Ne de sultan
Biraz sanat dedim
Değişsin istedim konu
Sanat mı kaldı dedi
Geldi, bizim gibi sonu
Öldürdüler bunlar
Öldüremedikleri
Tek şey var
O da
içimizdeki sanat ruhu
Ya futbol dedim
Ağzını burnunu buruşturdu
Ayni o bildiğin kibirli surat
O zaman müzik dedim
''Her tarafta baskı zulüm ve kan
Millet gülüp oynuyor
Ağızlarda sakız gibi
İçi boş şarkılar
Biri ayağa kalktı
Eski bir dost
Bir an sendeledi
Baktım
Ne kemik kalmış, ne de post
Uzandı eli
Önümdeki şiir kitabım ''Yolcu'' ya
Bir şeyler söyleyecekti
Çıkmadı sesi
Çevirdi yaprakları titrek titrek elleri
Aradı buldu, sanki çok lazım
Kırk yıl önceki sevdayı
Bakın dedim
Bu ilk şiir kitabım
Tozlu rafların arasından bulup ta
Gün ışığına çıkardığım
Elli yıllık kargacık burgacık yazılar
Ama içinde
Ne anılar var, ne anılar
''Eşin okudu mu'' dedi
Bunları öbür dost
Kaldırıp başını kitaptan
Sonra kalktı sandalyeden
Uzattı bana anlamlı
Biraz önce karıştırdığı kitabı
''Bilmem'' dedim
Eşim ve çocuklarım
Bazen okurlar mı yazdıkları mı
Ama
Mecburen dinlerler
Çalıp söylediklerimi
Ya... dedi
İyi ki dedim
İyi ki hepsini
Okumamışlar yazdıklarımın
İyi ki hepsini
Dinlememişler
Kafalarını şişirerek
Ara sıra
Çalıp söylediklerimin
Yoksa
Yoksa asla bu ben
Olmazdı ben

abdullah inaler
19.12 2017
Bandırma..




       Şiirlerimi, şarkı sözlerimi okuyan kişilerin eleştirilerine  ben buyum, ben yazdıklarımı, senin için değiştiremem. dediğim zaman  kendimden asla taviz vermeyeceğim anlamjna gelir. Tartışmalara girmemek ise belki  bu konudaki yeteneğin kısıtlılığını gizlemek olabilir. Özünde tartışmalara girmek gerekir. Bu da yeni ufuklara da yelken açar, bilgi dağarcığına zenginlik katar.
    Müziğe gelince, herkes tat aldığı müziği dinlemekte özgürdür. Sen istediğin müziği dinlersin, ben istediğim müziği çalıp söylerim. burada amaç rahatsız etmemektir. Bu konuda haklılar. Torunlarım bile iki yaşından sonra beni çekilmez buluyorlar.😀 Onlara yazdığım şarkıları dinlemiyorlar. Evdekiler ne yapsın .😜 Ama ben The dedem 🎸🎼🎵🎶🎙️🎤🥁 şarkılarımı söylemeye devam ediyorum.

      Buradaki yanlış anlaşılmayı açıklamak istiyorum. Benim espri anlayışlarımda ve yaptığım ince esprilerdeki engin gizem bazen zor çözülüyor. Yazılarımı, şiirlerimi zaten çıkıp, pek okumam, kimini kendime saklarım. Son yıllarda İnternet bloglarımda yayınlamaya başladım. Sosyal yaşamda aşırılıkları mı, eşim ve çocuklarım hep frenlemişlerdir. Bu benim ve ailemin, onların geleceklerine zarar verme içgüdüleriyle yapılan frenlemelerdi. Şiirlerimi, yazılarımı okumadılar, daha iyi dediğim nokta budur, yoksa özgür yazmamın önüne onların gelecekleri çıkar. Oysa işin gerçeği o yazılanlar, çocuklarımızın yarınları, özgürleri.




26 Kasım 2021 Cuma

SAYORÇO - Abdullah İnaler (YOKKUŞAĞI) 3


Memleketin birinde Sayorço adında Küçük bir çocuk vardı Top koşturduğu çamur kokan sokaklarda Çar çabuk büyüdü

Gün geldi
Yürü ya kulum dendi
Büyük baş oldu
Ama o çocuk yüreği
büyük baş olunca taş oldu Konuştukça burnu büyüdü Yedikçe kolları uzadı
Uzayan kolları dört bir yanı sardı yedikçe yedi Dağ bayır orman demedi kazıdıkça kazıdı Halkın olanı, eşe dosta dağıttı
Konuştukça burnu büyüdü
Yedikçe bir de göbeği
Hanlara hamamlara
saraylara sığmaz oldu

Sayorço adında bir adam vardı
Büyülü dünyasında
Tek gıdası şakşaktı
Bir de etrafında bir sürü yavşak
Mağrur, kibirli ve acımasız
Sevgisizlik ve nefretti tutunduğu dal
Konuştukça burnu büyüdü
Yedikçe karnı
Dokundukça yetimin malına
önce onların
Sonra da okudu ülkenin canına
Kasım 2021
Ayvalık

17 Ekim 2021 Pazar

SEL OLSUN - Abdullah İnaler (YOKKUŞAĞI) 4

tara saçlarını tara bir o yana, bir bu yana

öyle bir tara ki
getirsin poyraz, getirsin lodos
her telini benden yana
gözlerime bak öyle bir bak ki
dağ bayır önümde yol olsun
çağlayan ırmaklar yol versin
dev dalgalar süt liman olsun
ellerini uzat öyle bir uzat ki
kutuplardaki buzlar erisin
sağanaklar
çisil çisil yağmur olsun
sırılsıklam etsin beni
bakışlarındaki buğular
sel olsun, sevgi olsun
aşk olsun aksın üstüme
16.10.2021
Küçükköy

23 Mayıs 2021 Pazar

ÇÖLDEKİ KAKTÜS - Abdullah İnaler (YOKKUŞAĞI) 5



Özgürlüğüne sahip çık

Onun için savaş

Yitirme benliğini

Saraylarda 

Lale olacağına

Çöllerde kaktüs ol

Daha iyi


GÖKKUŞAĞI - Abdullah İnaler (YOKKUŞAĞI) 6

Gülücüklerle gelirken

Tüm renkleriyle

Ayırma birbirinden

Siyahla beyazı

Sevgin

Gönülden sarmalasın

Tüm sıcaklığınla

Gökkuşağının

Tüm renklerini


Ha

Giderken  unutma

Son beyazı da al

Kala kala 

Kalsın bana

Bir siyah 

Unuturmasın

Hiç bir şeyi

Senden yana


 23 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021 Cumartesi

ÖZGÜRLÜĞÜMÜ SENDE YİTİRDİM - Abdullah İnaler (YOLCU)


Seni sen getirdin önce bana
Yaprakların sarardığı
Sevilerin kızıllandığı
Dalgaların poyrazlandığı bir mevsim
Yaprak yaprak
Yağmur yağmur
Ve korkunç bir fırtınayla.

Seni sevmelerin getirdi önce bana
Yeşil dalların yalnızlandığı
Kuru ağaçların beyazlandığı
Yüreklerin titrediği bir mevsim
Zincirlendim sana,
Ellerim de kelepçe ayaklarımda pranga.
Sürgülendi gözlerim
Her bir yanımdı sevdan.

Seni
Bakışların getirdi önce bana
Gökyüzünün ağladığı
Toprakların yeşillendiği
Duyguların renklendiği bir mevsim
Göremez oldum önümü
Koşamaz oldum yolumda
Duyamaz oldum yaşamı
Ne var ne yok
Unuttum, unuttum hepsini
İhanet ettim her şeye
Hep sendim, hep seni yaşadım
Her gülüşte her öpüşte

Seni
Tutkularım getirdi önce bana
Sevmelerin tutkum,
Yokluğun oldu, yarınlarım
Sevi tomurcuklarının
Bombardımanıydı
Üzerimde ki her buse,
Özgürlüğüm, benliğim
Her bir yanım pare pare..
Ah be bir tanem, ne zormuş
Ne zormuş, senle aşkı yaşamak
Ne kadarda zormuş
Seni yaşamak

Seni
Senle yaşadım hep ben
Ve öyle bencilleştim ki bu mevsim
Hissetmez oldum açlığımı,
İçime gömdüm kavgalarımı
Bir bir susturdum, direnişlerimi
İhanet ettim emeğime, ekmeğime,
Sırtımı döndüm yarınlarıma

Hep sendim ben, hep seni yaşadım,
Sanki prangalandım sana bu mevsim
Yıllandım bakışlarınla o sevi mahzeninde
Yitirdim kendimi
Özgürlüğümü benliğimi yitirdim
Ah be nar tanem, Ah be  nur tanem
Ne zormuş senle aşkı yaşamak.
Ne kadarda zormuş...
Seni yaşamak

İşte böyle..
Özgürlüğün yitirilişi,
Bitişi onun sevinin tatlı kucağında
Ve bencilliğin başlayışı
Salt kendini düşünmek,
Salt seni ve aşkı düşünmek
Ah be. bir tanem ne kötü,
Ne kadarda kötü
Düşünülecek, yolunda koşulacak
O kadar uğraş varken..
Sevilerin prangasında bir kürek mahkumu gibi
Hep seni düşünerek yaşamak
Ne kadar zor,
Ne kadar da zormuş be arkadaşım.
Seni yaşamak

25.12.1973:Band.

SEVGİLİ - Abdullah İnaler (YOLCU)

                  

Sen
Arayıp, arayıp bulamadığım,
Düşlemekle, düşünmekle sevdiğim
Parmaklıklardan öte
Zincirlerden,
İşkencelerden uzak,
Rüzgarsın, güneşsin, yağmursun
Ayaklarımda çamur
Sokaklarda koşuşan çocukların sesi
Ve
Yıllarca özlemini duyduğum
Yüzüme vuran kar taneciklerisin
İşte sen
İçerdeki ranzama,
Küçücük penceremden bakan
Böyle bir sevgilisin.

Eskişehir 1975

14 Mayıs 2021 Cuma

KALBİMİZDEKİ SEVGİ - Abdullah İnaler (YOKKUŞAĞI) 7

Seni gördüm dün yolda, koşuyordun sen

Gözlerin yaş doluydu, ağlıyordun sen

Hey arkadaş dedim ben, neden duymadın

Sana artık gerçekleri anlatacaktım


Gel bırakalım şimdi kendi sevgimizi

Tutalım biz sımsıkı ellerimizi

Yürüyelim hep beraber tüm sevenlerle

Ezilen halkımızın kurtuluşu için el ele


Her şeyden uludur demiştim sana

Kalbimizdeki bu sevgimiz bizim

Yine beraberiz artık seninle

Evrensel bir sevgiyle dolu kalbimiz


Yoksul ve ezilenden yana olacak gücümüz

Çünkü biz kalbi sevgi dolanlardanız

Koşacağız inançla bu  özgürlük yolunda

Mutluluğa ulaşacak bu yol sonunda


Bandırma- 1974

13 Mayıs 2021 Perşembe

AŞIĞIM - Abdullah İnaler (SEN DE ŞARKI SÖYLE)

Dinle, kalbimin sesini sevdiğim

Dinle, kulak ver ne diyor sana

Sevgi üstüne bir şeyler

Bir şeyler söylüyor sana


Aşığım, bakışına senin

Aşığım, gülüşüne senin

Anlatabildim mi

Aşığım gözlerine senin

Aşığım, sevişine senin

Anlayabildin mi.


Bir gün, sorarsan bak ne haldeyim

Gözlerim bak nasıl yaş dolu

Yine de bir şeyler diyor sana

Sevgiden de üstün bir şeyler diyor sana

Aşığım, bakışına senin

Aşığım, gülüşüne senin

Anlatabildim mi

Aşığım gözlerine senin

Aşığım, sevişine senin

Anlayabildin mi.


Bandırma 1977





1970 'DEN DEVRİM TÜRKÜLERİ VE MARŞLARI - Abdullah İnaler


 

ulaş

hele ulaşa ulaşa
ulaş benziyor güneşe
ulaş kardaş can verirken
görenlerin aklı şaşa

ulaş canım ulaş gülüm
sana yakışmıyor ölüm
sana demedim mi kardeş
düşman hayin düşman zalim

ulaş benim gülüm güzel
insanlığım yolum güzel
kardeş sen öldükten sonra
vallah billah ölüm güzel

döğünürüm yana yana
haber olmadı mı sana
yüreğindeki kırk kurşun
ağır gelmiyor mu sana

şu boğazın günden yanı
gitti gelmez ulaş hani
bu dünya güzel olacak
bu insan güzel olacak
ulaş kardeş koç yiğidim
görmeyecek güzel günü

dağlar taşlar geldi dile
bu dünya kalır mı böyle
öcümüz yerde kalamaz
sinanıma selam söyle
kadirime selam söyle

sinan kadir hüseyinim
soylu dağım yüce kinim
ulaş selam et dostlara
bizi durduramaz ölüm

bu zalim günler günler geçecek
bu zalim günler geçecek
düşmanlar ağu içecek
bundan sonra yeryüzünde
çiçekler ulaş açacak
çiçekler kadir açacak
çiçekler ilkay açacak
bundan sonra yeryüzünde
çiçekler dostluk açacak

generaller generaller
kızıl kanda kanlı eller
sizi de yeneriz bir gün
bize türk milleti derler

hele ulaşa ulaşa
ulaş benziyor güneşe
ancak sen ölürsün böyle
böyle yiğit biz ölürüz
düşmanların aklı şaşa
ulaş benziyor güneşe
bundan sonra yeryüzünde
hep çiçekler ulaş aça

yaşar kemal





ŞARKIŞLA

Şarkışla'ya düşürmesin oy oy                                                                                                                Allah sevdiği kulunu                                                                                                                              Gemerek'te çevirmişler                                                                                                                          Deniz Gezmiş'in yolunu                                                                                                                            

 Oy olaydım, oy olaydım oy oy                                                                                                                     Okur yazar olaydım oy                                                                                                                                 Deniz mahkemeye düşmüş                                                                                                                   Avukatı ben olaydım oy                                                                                                                                                                                                                                                                                                 Gece Elmalıda kalmış oy oy                                                                                                                         Hamamcı Halil'i sormuş oy                                                                                                             Uzatmalı itin biri                                                                                                                                 Yusuf'u gaflette vurmuş oy                      

 Oy olaydım, oy olaydım oy oy                                                                                                                     Okur yazar olaydım oy                                                                                                                                 Deniz mahkemeye düşmüş                                                                                                                   Avukatı ben olaydım oy

Yaşa Türk ordusu yaşa                                                                                                                                  Dünya şaştı bu işe                                                                                                                                  Ordu madalya göndermiş                                                                                                                              Yusuf'u vuran çavuşa

 Oy olaydım, oy olaydım oy oy                                                                                                                     Okur yazar olaydım oy                                                                                                                                 Deniz mahkemeye düşmüş                                                                                                                     Avukatı ben olaydım oy      



                                                                                                     

Nurhak

Eski duvar diplerinde karanlık sular
Ay vurmuş gölgelenmiş kuytular
Canım oğul, güzel yiğit
Al gel kanlı gömleğini, sana nasıl kıydılar
Ben bu yürek yarasını bir gece Elbistan da duymuştum
Akşamlar bir karakuş gibi sağılıp inerdi tenha yollara
Yıldızlar dut kokardı, iğdeler ay kokardı
Öflez ışıkları, yol boylarında Osmanlı karakolları
Tilkiler üşüşünce akşam yıldızıyla bağlara
Kelepçemin karasına bir ak güvercin
Nazlı nazlı canım yiğit, süzüm süzüm canım oğul
Gelip konardı
Ben bu yürek yarasını bir gece Elbistan da duymuştum
Ekmek yedim, su içtim ben nasıl yadsıyayım
Ya nasıl yadsıyayım İshaklı selvilerde ayışığını
Ya bu kanlı gömleği ben kime giydireyim
Sen ne zaman büyüdün de
Ne zaman kaptırdın gönlünü o Nurhaklara
Sen daha bebek bebek, sen daha baba 
Canım oğul, o kıraç topraklarımın yabangülü, yiğidim
Sen ne zaman büyüdün de düştün yollara
Yolunu mavi kargalardan, toylardan sorar oldum
Hala duruyor mu telefon tellerinde                                                                                                            O mavi kargaları Maraş topraklarının
O karamuk çalıları, o çoban döşekleri
O Müslüman kayalar
Beni sordun mu gözüm
O kanlı toprakların menekşeli sabahlarından
Çıkınımda kara zeytin bile yok
Kara Alman kelepçesi bileklerimde
Bileklerim canım oğul yeni yeni başladı sızlamaya
Sen büyüdün de demek
Düştün de demek o damar damar kınalı topraklara
Tüketmişim yirmi yılı canım yiğit bir salkım üzüm gibi
Canım oğul, güzel yiğit
Al gel kanlı gömleğini, sana nasıl kıydılar

Dört bir yana haber salsam
Öldü desem inanır mı
Dört bir yana haber salsam
Öldü desem inanır mı
Dağlar bana geri verin
Kadir'imi Sinan'ımı
Dağlar bana geri verin
Kadir'imi Sinan'ımı
Jandarma kurşunu çaldı
Canımı tenimden aldı
Jandarma kurşunu çaldı
Canımı tenimden aldı
Nurhak'a abide kaldı
Dağlar aldı selamını
Nurhak'a abide kaldı
Dağlar aldı selamını
Nurhak sana güneş doğmaz
Uçan kuşlar yuva kurmaz
Nurhak sana güneş doğmaz
Uçan kuşlar yuva kurmaz
Dökülen kan yerde kalmaz
Soracağız hesabını
Dökülen kan yerde kalmaz
Soracağız hesabını
Böyle kalır sanma devran
Yola devam eder kervan
Böyle kalır sanma devran
Yola devam eder kervan
Öldü Sinan doğdu Sinan
Omuzladı silahını
Öldü Sinan doğdu Sinan
Omuzladı silahını


      JANDARMA

 

Ayışığı

Jandarmanın süngüsünü yakıyor

Mapus yoldaş

Pencereden Jandarmaya bakıyor

Jandarma biz sosyalistiz

Dostuz yalnız biz sana

Kurtuluşun bizimledir, elini uzatsana

Jandarma sen sana ne iş verdiler

Belki bir gün zabit sana

Köylünü kurşunla der

Jandarma biz sosyalistiz

Dostuz yalnız biz sana

Kurtuluşun bizimledir, elini uzatsana

Anan bacın kardeşlerin

Köyünde aç kaldılar

Ne hükümet el uzatır

Ne ağadan medet var

 

 

                         

                      BİR MAYIS

 

Günlerin getirdiği baskın zulüm ve kandır

Ancak bu böyle sürmez sömürü devam etmez

Yepyeni bir güneş doğar, biz de ve ülkelerde.

          Bir Mayıs, Bir mayıs, İşçinin emekçinin bayramı

          Devrimin kanlı yolunda, İlerleyen halkın bayramı

Yepyeni bir güneş doğar, dağların doruklarında

Mutlu bir hayat filizlenir, Kavganın ufuklarında

Yurdumun mutlu günleri, mutlak gelen gündedir.

         Bir Mayıs, Bir mayıs, İşçinin emekçinin bayramı

         Devrimin kanlı yolunda, İlerleyen halkın bayramı

Vermeyin insana izin, kanması ve susması için

Hakkını alması için, kitleyi bilinçlendirin

Yurdumun mutlu günleri, mutlak gelen gündedir

         Gün gelir, gün gelir, zorbalar kalmaz gider

         Devrimin kanlı yolunda, Bir kağıt gibi erir gider.

 

                                           *****

 

                              HAYDİ KARDEŞ

 

Bu dünyanın düzeni çok bozuk

Her yerde kol geziyor şu amansız açlık

Afrika da ölüyor binlerce insan

Yeter dur demeli buna artık

Haydi kardeş, Haydi yoldaş

Yürüyelim hep beraber

Afrikalı, Avrupalı Asyalı

Emekçi kardeş

İşçi kardeş, köylü kardeş,

Yolumuz aydınlık artık

Ne ezilen ne de ezen

İstiyoruz özgür bir düzen

Tekelci emperyalizme karşı

Çelik gibi sıktık yumrukları

Ve Rus yeni çarlarına karşı

Birleştirdik üçüncü dünyayı


12.04.1976

Bandırma


                        *****


ON BEŞLER

Hayali gönlümde yadigar kalan,(2)

Bir yanım deryada çalkanır şimdi

On beş Murşid ile ölen

Bir yanım deryada çalkanır şimdi.(2)


Garip garip öter derya kuşları(2)

Su içinde uykuları düşleri

Bir gelin gelirde döker yaşları

Bir yanım deryada çalkanır şimdi (2)


Yaralarım toz içinde kanıyor (2)

Uyku basmış her yanım ağrıyor

Bir yanımda Suphi ,Nejat ölüyor

Bir yanım deryada çalkanır şimdi (2)


Nazım ile zindan da gün be gün idik (2)

Bir yanım çürüyor, bir yanım diri

Bir yanım deryada çalkanır şimdi (2)oy oy


1 tekrar


Gelir günler gelir, yaran sarılır (2)

Bir gün elbet hesap hesap sorulur

Bir yanım cemden, cemden çevrilir

Bir yanım deryada çalkanır şimdi (2)




ENTERNASYONEL


Uyan artık uykudan uyan

Uyan esirler dünyası

Zulme karşı hıncımız volkan

Bu ölüm durum kavgası


Yıkalım bu köhne düzeni

Biz başka alemi isteriz

Bizi hiçe sayanlar bilsin

Bundan sonra her şey biziz


Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık

Enternasyonelle kurtulur insanlık


Tanrı, paşabey, ağa, sultanlık

Nasıl kurtarır bizleri

Bizleri kurtaracak olan

Kendi kollarımızdır


Körükle devrim ocağını

Zulmü rüzgarlara savur

Kollarının bütün gücünle

Tavı gelen demire vur


Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık

Enternasyonelle kurtulur insanlık


Hem fabrikalar, hem de toprak

Her şey emekçinin malı

Aracıya tanımayız hak

Dünya emeğin olmalı


Cellatların döktüğü kan

Bir gün onları boğacak

Bu kan denizinin ufkunda

Kızıl bir güneş doğacak


Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık

Enternasyonelle kurtulur insanlık



AVUSTURYA İŞÇİ MARŞI


Hayat denilen kavgaya girdik

Çelik adımlarla yürüyoruz

Biz bu karanlık yolun sonunda

Doğacak güneşi bekliyoruz


Dağları aşıyor, bak yakınlaşıyor

Bayrağa hep koşun

Bu bir rüya değil, bu bir hülya değil

Kurtuluşun yıldızıdır


Kara deryalarda bir fenersin

Senin ışığında yürüyoruz

Biz bu karanlık yolun sonunda

Doğacak güneşi görüyoruz


Fabrikalarda biziz, tarlalarda biziz

Biziz hayatı yaratan

Dil farkı bilmeyiz, din farkı bilmeyiz

Sanki doğduk bir anadan.


Anamız amele sınıfıdır

Bütün cihandır yurdumuz bizim

Hazırlandık son kanlı kavgaya

Başta bayrağımız


Bayrağı yükselt,  daha daha yükselt

Yükselt bayrağını yukarı

Bugünü vuralım, yarını kuralım

Kaldıralım sınıfları






10 Mayıs 2021 Pazartesi

ZERİHA - Abdullah İnaler (YOKKUŞAĞI) 8



Zeriha
Sen miydin bana kaşlarını çatan
Başını sessizce çevirip
Öbür tarafa bakan
Sonrada sessizce kaçan

Zeriha
Ne oldu be aşkım.
Yoksa bunlar naz mı yapış
Yoksa benden mi kaçış
Ah bir anlayabilsem

Zeriha
Tutamadı mı
Sevdamın gücü bu aşkı
Saramadı mı bu eller sevda dolu yüreğini
Anlatamadım mı bu sevdayı sana

Zeriha
Biliyorum suçumu
Köpek gibi pişmanım
Kulun kölen olayım desem
İnanır mısın.