19 Aralık 2021 Pazar

YOKSA - Abdullah İnaler (TAŞİN ALTINDAKİ EL)




                                                     Şiirle başladık, şiirle devam edelim

Öncelikle tüm dost ve arkadaşlarıma
Şiir gibi yorum ve beğenileri için çok çok teşekkürler.
Şiir gibi konuşun, şiir gibi sevin, şiir gibi yaşayın.
Dün gece
Gaipten gelen ses uyutmadı beni
Kalk dedi uyuma, zaten vaktin az
Yağmur damlacıkları tık tık camda
Gezindim durdum her bir yanda
Durmadı içimde, kıpır kıpırtı o anda
Döküldü sayfalara damla damla
Bakalım neler yazdım yarına



YOKSA

Dün akşam
Oturuyorduk bir grup dost
Herkes konuşuyordu
Ordan burdan
Susmuyordu çeneler
Muhabbet mi
Havadan sudan
Dinleyen var mıydı
Yok muydu bilmem
Diller pabuç gibiydi her an
Ne saray kaldı
Ne de sultan
Biraz sanat dedim
Değişsin istedim konu
Sanat mı kaldı dedi
Geldi, bizim gibi sonu
Öldürdüler bunlar
Öldüremedikleri
Tek şey var
O da
içimizdeki sanat ruhu
Ya futbol dedim
Ağzını burnunu buruşturdu
Ayni o bildiğin kibirli surat
O zaman müzik dedim
''Her tarafta baskı zulüm ve kan
Millet gülüp oynuyor
Ağızlarda sakız gibi
İçi boş şarkılar
Biri ayağa kalktı
Eski bir dost
Bir an sendeledi
Baktım
Ne kemik kalmış, ne de post
Uzandı eli
Önümdeki şiir kitabım ''Yolcu'' ya
Bir şeyler söyleyecekti
Çıkmadı sesi
Çevirdi yaprakları titrek titrek elleri
Aradı buldu, sanki çok lazım
Kırk yıl önceki sevdayı
Bakın dedim
Bu ilk şiir kitabım
Tozlu rafların arasından bulup ta
Gün ışığına çıkardığım
Elli yıllık kargacık burgacık yazılar
Ama içinde
Ne anılar var, ne anılar
''Eşin okudu mu'' dedi
Bunları öbür dost
Kaldırıp başını kitaptan
Sonra kalktı sandalyeden
Uzattı bana anlamlı
Biraz önce karıştırdığı kitabı
''Bilmem'' dedim
Eşim ve çocuklarım
Bazen okurlar mı yazdıkları mı
Ama
Mecburen dinlerler
Çalıp söylediklerimi
Ya... dedi
İyi ki dedim
İyi ki hepsini
Okumamışlar yazdıklarımın
İyi ki hepsini
Dinlememişler
Kafalarını şişirerek
Ara sıra
Çalıp söylediklerimin
Yoksa
Yoksa asla bu ben
Olmazdı ben

abdullah inaler
19.12 2017
Bandırma..




       Şiirlerimi, şarkı sözlerimi okuyan kişilerin eleştirilerine  ben buyum, ben yazdıklarımı, senin için değiştiremem. dediğim zaman  kendimden asla taviz vermeyeceğim anlamjna gelir. Tartışmalara girmemek ise belki  bu konudaki yeteneğin kısıtlılığını gizlemek olabilir. Özünde tartışmalara girmek gerekir. Bu da yeni ufuklara da yelken açar, bilgi dağarcığına zenginlik katar.
    Müziğe gelince, herkes tat aldığı müziği dinlemekte özgürdür. Sen istediğin müziği dinlersin, ben istediğim müziği çalıp söylerim. burada amaç rahatsız etmemektir. Bu konuda haklılar. Torunlarım bile iki yaşından sonra beni çekilmez buluyorlar.😀 Onlara yazdığım şarkıları dinlemiyorlar. Evdekiler ne yapsın .😜 Ama ben The dedem 🎸🎼🎵🎶🎙️🎤🥁 şarkılarımı söylemeye devam ediyorum.

      Buradaki yanlış anlaşılmayı açıklamak istiyorum. Benim espri anlayışlarımda ve yaptığım ince esprilerdeki engin gizem bazen zor çözülüyor. Yazılarımı, şiirlerimi zaten çıkıp, pek okumam, kimini kendime saklarım. Son yıllarda İnternet bloglarımda yayınlamaya başladım. Sosyal yaşamda aşırılıkları mı, eşim ve çocuklarım hep frenlemişlerdir. Bu benim ve ailemin, onların geleceklerine zarar verme içgüdüleriyle yapılan frenlemelerdi. Şiirlerimi, yazılarımı okumadılar, daha iyi dediğim nokta budur, yoksa özgür yazmamın önüne onların gelecekleri çıkar. Oysa işin gerçeği o yazılanlar, çocuklarımızın yarınları, özgürleri.