Bazen düşünce direnir kelimelere bir araya gelmek bir şeyler anlatabilmek için yazmışsın, karalamışsın bakmışsın ortaya bir şeyler çıkmış, ya da hiçbir şey, olan kelimelere olmuş.
Amaç hep yazılara dönüşmekti düşüncelerde şiir mi öncelikliydi, şarkılarımın notaları mı neyse uzlaştılar bir köşede. Sözler değişti durdu karalamaların içinde. Müzik de direndi bazen bu değişimlere.
1965’li yıllarda kalemi eline aldı düşüncelerim yazdı eğri büğrü beyaz deftere, ama dimdik kaldı düşünceler. Yazdım kaldı bir kenarda, sarardı bekleye bekleye sayfalar.
direndim hep zamanının akışına sanki herkes ters geldi benim gidişime çarptım durdum hep duvarlara, “eğil be adam dedi kimi, öyle geç’’ olmadı, ne beden, ne gönül eğildi.
yaşamımdaki kavşaklarda tercihler hep o direncin çizdiği yol oldu. doğru mu yanlış mı demeyeceğim zamanın akışına bıraktım tüm olanları
şiir oldum aktım, sevda olup sevdim insan oldum çekmedim ezim ezim ezilse de taşın altında elim. ama bir yerde bir yanlış vardı. yaşadıklarımızı biz hak ettik sanırım
ya çocuklar onlar layık mıydı bıraktıklarımıza. onların ne günahı var yazılmayan şiirlerde? salt şiirlere, şarkılara mı sıkışmalıydı onlar?
bu kitabımda şiir desem değil, şarkı desem değil sadece yaşananlar var. sevdalar, umutlar ve hayaller… ben yazdım oldu. oldu mu, karar sizin.
Abdullah İnaler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder