güneşin doğuşuyla başlar
taşlarla konuşmak
uyku mahmurluğunu atıp
alaca karanlığa veda ederken gece
zeytin kokusu siner yavaş yavaş
sabah serinliğinin koynundaki
köyün üstüne
yeşil ile mavi
kucak kucağa dans ederken
sarımsaklı da,
kapı eşiğinde
eşelerken zamanı
elin de kırık bir çubuk
çizersin yarını
bulabildiğin
bir avuç toprağa
mavi boşnak bakışlar
gülümserken yarına
her çizik
bir umuttur yürekte
rüzgar, yağmur
alıp götürse de toprağı
için de o çizik kalır
bir de gözlerde günışığı
abdullah inaler
Küçükköy.
10-05 2018
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder