4 Ocak 2018 Perşembe

AYYY İSTANBUL - Abdullah İnaler (Taş evler)


Her şey
Durakta telefonla oynarken başladı.
On beş dakikadır beklediğim Taksim otobüsü
Binen yok diye duraktan hızla geçince
Sap gibi kaldım ortada
Salak dedim kendi kendime
Ama ne fayda.

Yirmi dakika sonra Aksaray otobüsünde
Kös  kös oturuyordum önde
Kitap basımı için gideceğim yer
Gümüşsuyun da ki Netcopy center.
Ama yolda CD'lerimin
Basım işini öğreneyim dedim.
Kıvırdım rotayı, doğru
Beyazıt'ın tarihi sokaklarına
Çemberlitaş'ın sütunlar gibi
Bilmem ne kadar yerinden
Bu eski sokakların
Bir bir sıkılmıştı boğazı


İstanbul, İstanbul  böyle ola
Olmamıştı hiç kapkara
Suriyeli, Iraklı İranlı,
Her yer bir Araplaşmış ki,
Sokaklar  Arap dolu, bir de
Kırgız'ı, Moldava'lısı, Özbeğ'i
Ukraynalısı, Rus'u
Pek mutlu görünen yüzleri
Çağıl çuğul bağrışıyor
Yanlarında çocukları
Türkiye'de yaşamak,
Hele İstanbul'da
Çok mutlu ediyor onları

Sultan Ahmet'te ki Yay-Fed' uğradım
Çaycı, ''amca gel asansör burada
Gel seni yormayalım
Biz CD işine bakmıyoruz'' dedi
Çıktık bir üst kata
Karşımda esmer güzel kız
O ayrı bir iş
Ona bakar yay-bir
Vazgeçtim.Cd den
Önce bitsin şu kitap işi.

Ha
Bir de Mesam'a uğrayacağım
Tıngır mıngır metro ile
Sultanahmet'ten doğru Gümüşsuyu'na
Konuştuk güzel kızımla,
Kitaplar basılacak, tamam.
Biraz mızmızlandı kız
Dedim ona bak kızım yok zaman
Sonunda tamam dedi
Kitapları basarız
Mutlulukta parladı gözlerim o an

Durakta ben yaşlarda,
Bakıştı bakışlar sıcak sıcak
Oturdu yan yana yorgun bedenler
Sık sık nefes alarak
''Merhaba'' dedim
Soluklanarak biraz
Otobüs bir türlü gelmez
Tabii ki lafın sonu da

Biraz sonra laf lafı açtı.
İstanbul teknik üniversitesinde hocaymış.
Hem de makine, bölüm hidrolik..
40 yıl okul ve sonu emeklilik
Bende dedim uçak teknisyeni
Hemd e Hidrolik..
Mesam'a gideceğim dedim
Laf olsun, muhabbet koyulsun
Konu olunca müzik.
Benim oğlanda dedi.
Konservatuarda branşı müzik..
Yürüdük bir müddet
Taksim meydanının çirkin görselliğinde
Utandık
Attık kendimizi yerin dibine
Ver elini metro ile Şişli'ye
Mesam dedim, bilir misin
Sıra cevizler nerede.
Tarif etti, sıkış tepiş giderken metroda
Dedi Şişli'de, bir yerde, ama hangi yerde
Anam kılıklı dedim kendime
Hemen buldun sohbeti, beş dakika da
Anlattın geçmişten günümüze
Hayatı muhabbeti

Koptu gönülden göz nuru emeğim bir CD..
''Yeniçarohori'' dedim
Hem çaldım hem söyledim
Bu güzel günün muhabbetine
Ben buyum dedim. Hocam
Bu hediye.
Arabana koy dinle anı olsun
Reklam olsun..
Ama falan, tamam dedi
Dinleyeceğim ve sonra oğluma vereceğim.
Güle güle derken bakışlar metroda.
Bu tatlı muhabbet hazırdı artık vedaya

Arayış peşine düştü
Bu yorgun beden Mesam'ı
Şişli'nin kalabalık dik sokaklarında
Ona sor, buna sor.
Koşturmalar kan ter içinde
Vesselam
Saruhan hanının altıncı katı
Mesam'dayım artık ben
Hoş geldin, beş gittin dedi gençler.
Sonra derdin ne
Söyle de git der gibi bakışlar.
Müzik, şarkı, beste dedim
Çalgı çengi
Baktı gülerek yüzüme
Yayınlandı mı bir yerde eserlerin
Yoksa olamazsın Mesam'a üye

Hayır be oğlum dedim
Kim dinler beni
Olmaz be amca dedi
Ama gelmişsin buraya uzaktan
Bir çay söyleyelim
Hem iç hem dinlen dedi, bizim ocaktan
Terim üzerimde yapış yapış
İçeride çalışan gençlerde
Gelip gidene süzgün bakış
Dayadım sırtımı koltuğa,
Sakin sakin bir müddet çay içiş
Anladım ki burada işler yokuş
Ellerinde telefon anlatıyor birine
You tube' la falan olunmaz üye ...
Spoty, fizy, gibi Soundcloud'da varsa şarkın
O zaman alırız seni buraya üye
Uzaktan duydu ya bu kelamı kulaklar
Hemen araya girdi bu dede,
Sustu tüm diğer laflar
Oğlum benim şarkılarımda var soundcloud'da.
Bir bakın internete
Kurtardım çay bardağını dudaklarımdan
Yetişti o muhabbete lafım onlara uzaktan
Soundacloud'ta bir sürü şarkım var
Olurum o zaman bende üye

Hani dedi bana hayır diyen genç
''Aç dedim bilgisayarı bak ne diyor the dedem''
Gençler şaşkın..
Girdi tık tık yazdı, the dedem
Soundcloud'a çıktı bir sürü nağmem
Hayran hayran baktılar
Ne söylüyor dediler the dedem.

''Tamam baba'' dedi..
''Hak ettin üyeliği''
''Al hemen doldur şu kağıtları''
Uzattı bir tomar kağıt önüme
''Gel dolduralım bunları el ele''
Baktım bir genç de dolduruyor kağıtları..
''Sen kimsin'' dedim.
Olacağız ya 70 inde meşhur.
Yapımcı mı
Olur ya, çalar şarkımı meşhur eder beni
''Ben'' dedi ''Haluk''
''Hem şarkı söylerim hem de çalarım gitar''
 O zaman tanıdım bu uzun saçlı yakışıklı Haluk'u,
Haluk Çetin'di, anca tanıdım
Ayvalık'ta dinlemiştim..
Ataol Behramoğlu ile şiir ve şarkılarını
Almıştım o zaman onun cd sini..
Sonra ulusal kanalda
Dinle bak dedim bu da benim cd'im
Olsun sana hediyem.
Bu benim göz nurum, alın terim, emeğim.
Tamam dedi, bende seni dinlerim
Uzandı gitar çalan eller birbirine
Birbirine başarı dilekleriyle
Döndüm, aldım kalemi elime

Aklıma gelen 31 şarkımı verdim Mesam'a..
''Hemen git dedi Şişli meydanındaki TEB'e
Bir hesap aç telif haklarına''
Ve böylece başladı
Bestekarı üyelik bu sene..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder